Namaz Duaları

Namaz; içerisinde zikir, tesbih, dua, kıyam, rüku, secde gibi ibadetleri toplayan önemli bir ibadettir.

Namaz, amellerin Allâh’a en sevimli olanı, mü’minin miracıdır. Namaz, insana devamlı olarak Allâh’ı hatırlatır, kalplere sorumluluk duygusunun yerleşmesini sağlar, kötülük ve günahla kişi arasında bir perdedir. Namaz insanın maddî ve manevî temizliğinin vasıtasıdır.
Namazın içinde, muhtelif safhalarında ve namazdan selâmla çıktıktan sonrada okunacak dualar mevcuttur.
 
a) Namaz İçinde Okunacak Dualar
 
1. Sübhâneke Duası

Peygamberimiz (a.s.) namaza başlayınca “sübhâneke” dusını okumuştur.


سُبْحَانَكَ ٱللّٰهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ ٱسْمُكَ وَتَعَالٰى جَدُّكَ (وَجَلَّ ثَنَآئُكَ) وَلاَ اِلٰهَ غَيْرُكَ

Okunuşu: Sübhanekellâhümme ve bi hamdik ve tebâra-kesmük. Ve te’alâ ceddük. (ve celle senâük) (bu kısım; cenaze namazında okunur). Velâ ilâhe ğayrük.
Anlamı:Allahım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür, şanın yücedir. Senden başka tanrı yoktur.” (Ebu Davud, Salat, 122; İbn Mace, İkameti’s-Salat, 1;Tirmizi, Salat, 179)

"Ve celle senâük" cümlesi cenaze namazında okunur.”

Sübhâneke” duasından sonra euzü ve besmele çekilir, “Fâtiha” suresi, farz namazların ilk iki rekatında, sünnet ve vacip namazların tamamında Fâtiha suresinden sonra bir sure veya uzunca bir âyet veya üç kısa âyet okunur.

2. Rüku ve Secdede Okunacak Dualar

Rüku, kıyamda kırâatı bitirdikten sonra, baş ile arka düz olacak şekilde eğilmektir. Bu esnada kadınlar, parmaklarını dizkapakları üzerine kor. Erkekler ise, parmaklarıyla kavrayarak diz kapakları üzerine kor.

Secde ise, rükûdan doğrulduktan sonra alnını, burnunu, iki ayağının parmak uçlarını, iki eli ile iki dizini yani toplam yedi âzasını yere koymaktır. Secdede gözler burnun iki yanına bakar. Eller yüzün hemen iki yanında, parmaklar kapalı ve kıbleye doğru tutulur.
Resûlullah (a.s.) buyurdular ki: "Sizden biri rükû edince üç kere;

سُبْحَانَ رَبِّيَ الْعَظِيمِ "Sübhâne rabbiyel azîm (Büyük Rabbim (her türlü kusurdan) münezzehtir" desin. Bu, en az miktardır. Secde yapınca da üç kere
 سُبْحَانَ ‏‏رَبِّيَ الْأَعْلٰى "Sübhâne Rabbiyel a'lâ (Ulu Rabbim (her çeşit kusurdan) münezzehtir" desin. Bu da en az miktardır." (Ebû Dâvud, Salât 154; Tirmizî, Salât 194.)

Bu itibarla kıyamdan “Allâhü ekber” deyip rukua gidilince üç defa “Sübhâ Rabbiyel-‘azîm” denir doğrulurken “semi’allâhü limen hamideh” (her tür övgü kendisine ait olan Allah işitti) ve “Rabbenâ  lekel-hamd” (ey Rabbimiz! Her türlü övgü sana mahsustur” der. “Allâhü ekber” denir ve secdeye gidilir. Secdede üç defa “Sübhâne Rabbiyel-‘alâ” denir. Sonra Allâhü ekber” cümles ile secdeden kalkılır, tekrar tekbir ile ikinci secdeye gidilir ve yine üç defa “Sübhâne Rabbiyel-‘alâ” denir. Sonra “Allâhü ekber” cümlesi ile ayağa kalkılır, besmele çekilir, Fâtiha suresi ve bir sure veya âyet okunur, ruku ve secdeler aynı şekilde yapılır ve oturulur. Farz, vacip ve sünnet bütün namazların ilk ve son oturuşunda “tahıyyât” diye anılan şu dua okunuru:
 
3. Oturuşlarda Okunacak Dualar

3.1. Tahıyyât Duası
 

أَلتَّحِيَّاتُ لِلّٰهِ وَٱلصَّلَوَاتُ وَٱلطَّيِّبَاتُ أَلسَّلاَمُ عَلَيْكَ اَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ أَلسَّلاَمُ عَلَيْنَا وَعَلٰى عِبَادِ اللّٰهِ ٱلصَّالِحِينَ اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ

Okunuşu: "Ettehıyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayyibâtü esselâmü ‘aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâtühû esselâmü ‘aleynâ ve ‘alâ ‘ıbâdillâhis salihîn. Eşhedü ellâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden ‘abdühû ve rasûlüh.

Anlamı: Her türlü kavlî, bedenî ve mâlî ibâdetler Allâh'a mahsustur. Ey Peygamber, selâm ve Allâh'ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selâm bizlere ve Allâh'ın sâlih kullarına olsun. Ben şehâdet ederim (yakînen bilirim) ki, Allâh'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehâdet ederim ki Hazret-i Muhammed Allâh'ın kulu ve Resûlüdür." (Ebû Dâvûd, Salât, 182. I, 591)

Üç ve dört rekatlı farzla ile müekket sünnetlerde “tahiyyat” duası okunduktan sonra kıyama kalkılır, üç rekatlı namazlarda üçüncü rekatın sonunda dört rekatlı namazlmara dördüncü rekatın sonunda oturulur “tahıyyat” duası okunur peşinde “salli ve barik duaları” okunur.
 
3.2. Salli ve Barik Duaları

Salli ve bârik duaları; Hz. Peygamber (a.s.) için okunan ve Allah'ın rahmet ve selâmının O'nun üzerine olması dileğini dile getiren dualara denir. Kur'an-ı Kerim'de "Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selam edin.” (Ahzâb, 33/56) buyrulmaktadır. Hz. Peygamber(s.a.v.)'e Allahu Teâlâ'nın salât etmesi, rahmet etmesi; meleklerin salât etmesi, şanının yüceltilmesini dilemeleri; müminlerin salat etmesi ise, dua etmeleri anlamını ifade eder.

Kur'an-ı Kerim'in, Hz. Peygamber(a.s.)'e salat-u selam getirmeyi emreden  bu ayetine paralel olarak, geçmiş dönemlerde tanzim edilmiş pek çok salat-ı selam örnekleri vardır.  Peygamberimiz (s.a.s.)’e en kısa şekilde: "Âllâhümme salli alâ Muhammed" veya "Sallallahü aleyhi ve sellem"  diye salât getirilir.

Namazlarda “allahümme salli”, “allahümme barik” dualarının okunması sünnettir.  Bilinen ve yaygın olan salavat örneği aşağıdaki şekildedir.


أَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلٰى اِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اٰلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Okunuşu: "Allâhümme salli alâ Muhammediv-ve ‘alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte ‘alâ İbrahîme ve ‘alâ âli İbrahîm. İnneke hamîdüm mecîd.”
Anlamı: “Allahım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin”


أَللّٰهُمَّ بَارِكْ عَلٰى مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلٰى اِبْرَاهِيمَ وَعَلٰى اٰلِ اِبْرَاهِيمَ اِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Okunuşu: Allâhümme bârik ‘alâ Muhammediv-ve ‘alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte ‘alâ ibrahime ve ‘alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd."
Anlamı:Allahım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye lâyık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.” (Buharî, Daavat, 32; Müslim,Salât 65; Ebu Davud, Salat, 183; Tirmizi, Ebvabu’t-Tatavvu,  346)

4. Rabbena âtina ve Rabbenağfirli  Duaları

Farz, vacip ve sünnet bütün namazların son rekatlarında salli ve barik dualarından sonra şu dualar okunur.


رَبَّنَا اٰتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
رَبَّنَا ٱغْفِرْلِى وَلِوَالِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ


Okunuşu: "Rabbenâ âtinâ fiddünyâ hasenetev ve fil âhirati hasenetev ve kınâ ‘azâbennâr.
Rabbenağfirlî ve li vâlideyye ve lil mü'minîne yevme yekûmül hısâb

Anlamı:Allahım! Bize dünyada iyilik, güzellik ve nimet ver, ahirette de iyilik, güzellik ve nimet ver. Bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 2/201)
 “Rabbimiz! Beni, anamı, babamı ve bütün müminleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla.”  (İbrahum, 14/41)
Namazlardan “es-selâmü ‘aleyküm ve rahmetüllâh” (Allah’ın rahmeti ve selamı üzerinize olsun” denilerek çıkılır. Bu selam ile sağımızda bulunan Müslümanlara ve meleklere selam verilmiş olur.

5. Kunut Duaları

Sözlükte Allâh’a ihlasla kulluk etmek, namaz ve duayı uzatmak, sükut etmek, dua etmek, ibadet kastıyla ayakta durmak gibi anlamlara gelen kunût, dinî bir kavram olarak, namazda rukûdan önce veya sonra ayakta dua etmeyi ifade eder.

Kur’an-ı Kerim’de kunût sözlük anlamında ibâdet etmek, boyun eğmek (Rum 30/26; Ahzâb 33/120; Zümer 39/9), ibadet maksadıyla ayakta durmak (Âl-i İmrân 3/43), sükût etmek (Bakara 2/238) manalarında kullanılmıştır.

Hanefîlere göre, vitir namazının üçüncü rekatında kunut yapmak vaciptir. İmam-ı Azam’a göre kunutta tekbir almak ve kunut dualarını (Allahümme innâ neste’înuke ve Allahümme iyyâke na’büdü dualarını) okumak vaciptir. Ancak İmam Muhammed ve Ebû Yûsuf’a göre ise, tekbir almak vacip, kunut dualarını okumak ise sünnettir. Bu duayı okuyamayan kimse “Rabbenâ Âtinâ” duasını okur veya üç defa “Allahümmeğfir lî” der. Namazda kunutu unutan kişi, namazın sonunda sehiv secdesi yapar.

Kunut Duaları şu şekildedir:


اَللّٰهُمَّ اِنَّا نَسْتَعِينُكَ وَنَسْتَغْفِرُكَ وَنَسْتَهْدِيكَ وَنُؤْمِنُ بِكَ وَنَتُوبُ اِلَيْكَ وَنَتَوَكَّلُ عَلَيْكَ وَنُثْن۪ى عَلَيْكَ ٱلْخَيْرَ كُلَّهُ نَشْكُرُكَ وَلاَ نَكْفُرُكَ وَنَخْلَعُ وَنَتْرُكُ مَنْ يَفْجُرُكَ
اَللّٰهُمَّ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَلَكَ نُصَلّ۪ى وَنَسْجُدُ وَاِلَيْكَ نَسْعٰى وَنَحْفِدُ نَرْجُو رَحْمَتَكَ وَنَخْشٰى عَذَابَكَ اِنَّ عَذَابَكَ بِٱلْكُفَّارِ مُلْحِقٌ


Okunuşu: "Allahümme innâ neste’ıynüke ve nesteğfiruke ve nestehdîke ve nü'minü bike ve netûbü ileyke ve netevekkelü aleyke ve nüsnî ‘aleykel-hayra küllehû neşküruke velâ nekfürüke ve nahle’u ve netrukü mey-yefcürük.

Allâhümme iyyâke na'büdü ve leke nüsalli ve nescüdü ve ileyke nesâ ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ ‘azâbeke inne ‘azâbeke bilküffâri mülhık.

Anlamı:Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Allahım!Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.” (İbn Ebi Şeybe,  II, 301;Abdürrezzak, III, 121)

 

Kaynak: DinHizmetleri.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol