Dünya nüfusunun %1’i oranında görülen hastalık: Narsistik

Diğer yıkıcı kişilik bozukluklarının çoğunu da içinde barındıran bu kişilik bozuklu ğu, maalesef toplumları en olumsuz etkileyen bozukluklarının başında gelmektedir. Çünkü bu kişiler durumun farkında olamadıkları gibi, çevrelerindeki insanları da etkileyerek onların güvenlerini kazanabilmektedirler. Bu yüzden narsistik kişilik bozukluğu çok sinsi seyreder. Bu insanların genel özellikleri şunlardır: Kendisini üstün gören; hep takdir, ilgi ve özel muamele bekleyen, imtiyazlı olduğuna inanan kişilerdir. Bu kişiler çok alıngan, kırılgan, eleştiriye tahammülsüz insanlardır. Bilinçaltı, kendine güvensizliği bastırarak, kendini aşırı beğenen insanı üretir. Narsistler ayrıca empati kuramayan, başkaları- nın duygularını anlayamayan kişilerdir. Bu kişilerde, kendine güvensizlikle başkalarını anlayamama durumu birleşmiştir. 

Çevremizde “Kendini bir şey zanneden” insanlar deyimini kullandığımız kişilerdir. Başkalarını ezerek başarı sağlamaya çalışırlar. Bunlarla ancak her NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞUdediklerini yapan, asla onları tenkit etmeyen ve bile bile ezilen kişiler geçinebilir. Karşı gelindiğinde hemen kı- rılırlar ve derhal depresyona girerler. Depresyona girip de doktora gittiklerinde, doktor tarafından kişilik bozuklukları teşhis edilebilir. Aksi takdirde kendileri asla hasta olduklarını kabullenmezler. Çevrelerinde özellikle makam/mevki sahibi, şöhretli, zengin, tanınmış kişiler ve yöneticilerle birlikte olmaya çalışırlar ve maalesef bunu başarırlar da. Bu kişilerde “acıma ve vefa duygusu” hiç yoktur, sadık da değillerdir. Kimseye bağ- lanamazlar ve âşık da olamazlar. Çünkü sadece kendilerine âşıktırlar.

Ufacık bir eleştiri veya kusurları bulunduğunda yeri göğü inletirler ve eleştiren kişiye düşman olurlar. O kişiden intikam almak için ellerinden geleni yaparlar. Ve bu yaptıklarından dolayı da zerre kadar üzülmezler. Başkalarında ise sürekli kusur arar ve onları eleştirirler. Tek beslenme kaynakları “övgüdür” dersek abartmış olmayız. Çünkü övüldükçe başarı- ları artar. Kusur bulundukça ise başarıları düşer. Psikolojileri iyice bozulur. Zira küçük yaşlardan itibaren anne ve babaları tarafından da sürekli övülerek büyütülmüşlerdir. Toplumun elit diye tabir edilen insanlarıyla birlikte ol maya çalışmaları nedeniyle başarılı olurlar. Biraz da övgü ile daha da başarılı olabilirler. Ama bu başarılarını diğer insanları ezmek için kullanmaya bayılırlar ve bundan da asla pişmanlık veya üzüntü duymazlar. Bu kişilik bozukluğunun temeli, çocukluk ve ergenlik yıllarında atılır, ancak genç yetişkinlik döneminde, yani 18-20 yaşından sonra ortaya çıkar. Doğuştan gelen bir bozukluk asla değildir. Doğumdan sonra yanlış yaşantılar ve yanlış eğitim nedeniyle oluşur. Lüks yaşantıya düşkün kimselerdir. Lüks arabalar ile gösteriş yapmak, lüks evler de yaşamak, vb. ne kadar lüks yaşam varsa bunlara özenirler ve de öyle yaşamaya çalışırlar. Kendilerinden zor durumda insanlar olduğunu da kabul etmezler. “Fakir yok, işsiz yok” derler. Etraflarında öldürülen insanlar, ezilen insanlar umurlarında değildir. Çevresindeki insanları kullanmaya çalışırlar.

 NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞUBu davranışlarını eleştirip, yaptıklarının yanlış olduğunu söylediğinizde anında savunmaya geçerler; moralleri alt üst olur. Ve size düşman kesiliverirler birden. Hatta onlar için yaptığınız hiçbir şeyi görmezler ve bir de sizi suçlarlar. Başarısızlık durumunda en yakınlarını bile kaybetmekten çekinmezler. Ortalığı kasıp kavururlar. Bu durum onların ellerinde değildir. Bu yaptıklarının doğru olduğuna inanmaktadırlar. Sürekli gösteriş peşindedirler. Ben buradayım dercesine kendilerini özellikle göstermeye çalışırlar. Yaptıkları işler çok önemsiz bile olsa övünmeye bayı lırlar. Övünmezlerse sanki enerjileri biter. Zaten kendileri de övgüyle beslendikleri için, çevrelerinde bulunan insanların sürekli onları övmeleri gerekir. Övmeyenleri, eleştirmeseler bile sevmezler. “Alçak dağları ben yarattım.” havasındadırlar. Kendilerini gösterecek şekilde güzel giyimlidirler. Çünkü başka türlü olsalar insanları etkileyemeyeceklerini düşü- nürler. Çok küstahça tavır ve davranışları vardır.

İSHAK ORHAN
Uzman Pedagog



 

Kaynak: DinHizmetleri.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol